04 Mart 2010 Perşembe günü, ISVAK Salonları, bir etkinlikle de dolup taşıyordu…”EĞİRDİR DERNEĞİ” nin konuğu bu kez, Eğirdir Kaymakamı H.Serdar CEVHEROĞLU idi. Sayın Cevheroğlu, hazırlıklı gelmişti söyleşiye. Bizzat,kendisi diyordu bunu ve bakın nasıl dillendiriyordu:
“…Dersime çok iyi çalıştım…Hazırlıklı geldim…Benden önce,bu salonda,sizlerle söyleşiye katılan Belediye Başkanımız O.Nuri ÖZMERAL’in konuşmasını,sizlerin sorularına verdiği yanıtları,TARHAN’nın yorumlarını, sayın Zeki TARHAN’ın kaleminden, yerel gazetelerimizden okudum…”
Kaymakam Cevheroğlu’nun konuştuğu cam masanın arkasındaki duvarda; Atatürk’ün büyük boyutlardaki bir portresi,hemen alt yanında da, 9.Cumhurbaşkanımız ve ISVAK’ın onursal Başkanı Süleyman Demirel’in ışıklı panosu yer alıyor…Cevheroğlu,şöyle diyordu:
“ Büyük Atatürk’ün yanında, 9.Cumhurbaşkanımızı görmekten ve arkama almaktan gurur duyuyorum…”
Çevre Bakanlığı eski Müsteşarı Aytaç BİLGİÇ’’in, kendi isteği ile ISVAK Başkanlığını bırakması üzerine, ISVAK Başkanlığı’na Bekir ÇELİK seçilmişti. Ve Bekir ÇELİK, aynı zamanda EĞİRDİR DERNEĞİ BAŞKANI idi.
ÇELİK, moderatör kürsüsüne gelerek, kısa bir “hoş geldiniz” konuşması yaptı ve Kaymakam CEVHEROĞLU’nun özgeçmişini okuyarak,etkinliğin nasıl bir formatta geçeceğini anlattı…Dinliyoruz:
“Sizlere,Eğirdir Derneği ve şahsım adına,hoş geldiniz diyorum,şeref verdiniz…Söyleşi geleneğimiz gereği; bugün, Eğirdir Kaymakamımız sayın H.Serdar CEVHEROĞLU, bizlerle oluyorlar…Şimdi sayın Kaymakamımız, Eğirdir’le ilgili gözlemlerini ve geleceğe dönük düşüncelerini almak üzere,kürsüye davet ediyorum.”
Ve Kaymakam CEVHEROĞLU, cam masada yerini alıyordu…Dinliyoruz:
“Burada bulunan herkes, çok kıymetli insanlar olduğu için,hepinizin ünvanları ile birlikte anmayı,gereksiz görüyorum.
EĞİRDİR,Türkiye’de Deniz kıyısında olmayan tek güzel yer. Eğirdir,karizmatik bir yer…Eğirdir’e, neresinden baksan, çok güzel…Sabah hali güzel, öğlen güzel, akşam hali güzel…Eğirdir; her yerinden güzel, apayrı bir yer…Türkiye’nin,gurur duyulacak bir yeri EĞİRDİR.
9. Cumhurbaşkanımızı görmekten ve arkama almaktan gurur duyuyorum…Belediye Başkanımız ÖZMERAL’in,burada sizlerle yaptığı söyleşiyi,sorularınıza verdiği yanıtları ve TARHAN’ın değerlendirmelerini, sayın Zeki TARHAN’ın kaleminden,yerel gazetelerde okudum…Özmeral,hazırlıksız geldiğini söylemiş. Ben dersime çok iyi çalıştım ve karşınıza hazırlıklı olarak çıkmış bulunuyorum.”
“…Eğirdir Gölü, Türkiye’nin 4.büyük Gölü.Bu Göle yeterince katkı yapabiliyor muyuz?!!! Bir şeyler yapabiliyor muyuz Gölümüzle ilgili?!!! Çekincelerim var doğrusu…Yağışlarla, bu sene Göl; %83 oranında dolu.Gayet iyi durumda. Mavilik,iyi durumda… İki yıldır, net olarak; “Eğirdir Gölü’ne şunu yapabildik” demek mümkün değil.
… Köylü, evini yapamıyor !!! Balıkçı, balık avlayamıyor !!! Özel Hüküm Belirleme çalışması, halâ devam ediyor…ARITMA var, arıtıyor ama, çok iyi arıtıyor mu?!!! “evet” diyemiyorum !!! ARITMA, eksik çalışıyor!!! KOVADA GÖLÜ’ müz de, maalesef gitmek üzere !!! Gölün çevresindeki 81 yerleşim yerinin,kendisini yenilemesi ile, daha temiz bir Göl çevresine kavuşacağız…Çevre bakanımızın da müjdeleri ve gayretleri var…
Bu seneki yağışlarla, Eğirdir Gölü,sevinilecek bir durumda…Su seviyesi iyi…1.5 yıldır,kullanma suyu seviyesi normal düzeyde…
DAĞ VE KOMANDO OKULU’muz var. Sayın DEMİREL’in dediği gibi, bir tane ordumuz var. Eğirdir Dağ ve Komando Okulumuz, Eğirdir’in Oksford’u !!! 800 tane genç teğmen Eğirdir’de…Profesyonel Ordu’nun eğitim yeri EĞİRDİR !!! Teğmenler,maaş alan kişiler.Eğirdir’in ekonomisine, küçümsenmeyecek katkıda bulunuyorlar…Geleceğin Ordu Komutanları, Genel Kurmay Başkanları EĞİRDİR’den geçecek…
Dağ ve Komando Okulumuz, giderek güçleniyor…Yeni Lojmanlar yapılıyor…DAVRAS Kayak Merkezinde, yeni Telesiyaj Tesisi kuruluyor…”
EKHH (=Eğirdir Kemik Hastalıkları Hastanesi) ile ilgili,çok çalışmamız oldu…Trabzon, İstanbul (=Balta Limanı), İzmir (=Urla)’da, Kemik Hastalıkları Hastaneleri var. Ama EĞİRDİR; Anadolu’nun çok bilinen ve en iyi bilinen Hastanesi !!!
Türkiye’deki kamu Hastanelerinin %85’i zarar ediyor…Bizim EKHH’ne kâr mantığı ile bakarsak, zarar ediyor…Ama, bizim Hastanemiz; ÖZEL DAL HASTANESİ!!!Norm kadrosu; ( 9 ) Doktor. Fazlasını çalıştıramazsınız. Doktorların çoğu, eş durumundan geliyor…Doktorların %60’ı , İstanbul,Ankara ve İzmir’de. Geri kalan %40’ da, Anadolu’nun diğer illerinde…
Hasta sayısı; son 10 yılda artmış…2008 yılında, sadece düşme var. O da, Aile Hekimliği sisteminin,Isparta’ya getirilişi ile başladı. Muazzam bir tepki gördü…Sağlık Kuruluşlarında, sorunlar oluştu… ( 4 ) ilden biri olan Isparta, geri adım atmak zorunda kaldı.
Ama, Hastanemizde hasta sayısı,artmaya devam ediyor…Hastanemizdeki yatak sayısı 1000 yatak, çok fazla. 38 dönüm kapalı alan, devasa bir yer !!! Isıtmak ve temizlik işi çok zor !!! Güvenli ve verimli bir hizmet üretmek mümkün değil.
Sosyal Devlet anlayışı ile değil, giderek kâr mantığı ile işletilmeye çalışılıyor…Bu mantıkla, bu Hastaneyi idare etmek, çok zor !!! Eskiden Hastaneler, Genel Bütçeden sübvansiyone ediliyordu. Şimdi bu sübvansiyon kalktı.( Sübvansiyon=mali destek)”
Elma üretiminde, korkunç bir şekilde üretim artışı yaşandığını dile getiren Kaymakam CEVHEROĞLU; “ Türkiye, elma ihraç edemiyor. Bir-kaç firma dışında,ihracat olayı yok !!!” diyordu…Ve sözü,elmanın üretim maliyetine getiriyor ve bu konuda,bakın neler diyordu:
“…Üretim maliyetimiz çok yüksek !!! Yunanistan, Bulgaristan çok ucuza üretiyor elmayı. Türkiye, pahalı bir tarım ülkesi. Biz elmayı, BOĞAZOVA’da üretiyoruz…Ama,müthiş bir arazi parçalanması var !!! Bu da,elma maliyetini artırıyor…
Tanrı,sanki Eğirdir’i, elma üretim yeri olarak yaratmış. En iyi elma,Eğirdir’in BOĞAZOVASI’nda yetişiyor…Elmacılığın temel sıkıntısı; Avrupa, (5) ton elma üretiyor, (300) kilosu ıskartaya gidiyor. Emek; bizde ıskartada kayboluyor !!! Iskarta elma çok fazla !!! Avrupa’lı, ürettiğinin tamamını satıyor…”
Kaymakam CEVHEROĞLU, bir uyarıda bulunuyordu…Bakın neydi o uyarısı: “…Bilinçsiz ilâçlama var !!! Çok para kazanacağım diye,basıyor ilâcı,basıyor gübreyi !!! Ben, sizi uyarıyorum: Burası dost meclisi…Elmayı iyi yıkayarak yiyin…
Elmacılığın dünyadaki kalbi İtalya’ya götüreceğiz elma üreticilerimizi…Eğirdir’deki Atmosfer Basınçlı Soğuk Hava Depolarında,elmayı ( 1 ) yıl tutabiliyoruz…Bu, elmanın kazancını bir yıla yaymak anlamına geliyor…Eğirdir’de,aslında çok bilinçli bir üretici kitlesi var…”
Eğirdir’de, sürekli bir ikilem yaşanıyordu…Neydi bu ikilem ve nereden kaynaklanıyordu?...Hani, diyoruz ya; “elma mı, turizm mi?” diye…”Elma” dedikçe,turizme pek sarılmıyor ve sanki “ ikinci iş” gibi görüyorduk…Yani; profesyonelce yapmıyorduk turizmi. Eğirdir’in düalist yapısı da,bu olguyu, tetikliyordu adeta…
Kaymakam Cevheroğlu, elmadan sonra sözü, turizme getiriyordu…İşte, virgülüne dokunmadan söyledikleri:
“…Maalesef, İdarecilerin başarılı olamadığı bir alan TURİZM. O beklediğimiz turizm patlamasını, ne yazık ki yapamıyoruz. 170 bin…112 bin…138 bin…Yıllar içinde düşüyor turist sayımız!!! Hizmet sektörü, apayrı bir sektör. Örneğin ADA, bizim turist çeken bir noktamız. Halâ, Eğirdir’e gittiğinizde; Sarma, süzme yoğurt, salata özenli değil. Hemen,üçü konur önünüze!!! Hep, aynı şeyler geliyor masanıza…Hiç sorulmuyor!!! Balık?!!! “Ne yersin?”diye sorulmuyor!!!
Klima yok otellerimizde!!! Sadece ( 7 ) Odada klima !!! ADA, meskûn mahalle…Müziği şikâyet ediyor?!!! Diğeri, “MÜZİK” istiyor…”İçki içiliyor” diye,şikâyet edenler var. Böylesine güzel bir yerde, İÇKİ TARTIŞMASI, çağımızda hiç yakışmıyor!!! Genel bir konsensüs yok. Girişimci ruhu, maalesef oturmamış Eğirdir’de!!!
Dışardan gelen turisti üzecek,rahatsız edecek bakışlardan, maalesef rahatsızız…Turizm, Eğirdir’de, ne yazık ki gelişemiyor!!! Üzülerek söylüyorum, Otellerimiz, 3-4 ay dışında doldurulmuyor. Boş!!!
Eğirdir’de, iki günden sonra, gelen sıkılıyor…Gitmeye çalışıyor!!! Ben,kendi misafirlerimden biliyorum…
İnşaat yapma!!! Balık tutma!!! Eğirdir, maalesef bu durumda!!! Özel Hüküm Belirleme çalışması var…En fazla yapılacak alan, Turizm Alanı. DAVRAS’ta kar, pek sevindirmedi. KAR FESTİVALİ bile yapılamadı.”
“…Eğitimde Eğirdir, mükemmel”, diyordu Kaymakam Cevheroğlu ve %100’lük bir başarıya dikkat çekiyordu… Tabii, bu arada da, ailelerin ve de öğretmenlerin “ilgili oluşunu da, vurgulamadan geçmiyordu…”Çok iyi bir eğitim kadromuz var” diyordu…
…Ve sözü, sağlığa getiriyordu…Cevheroğlu’nu dinliyoruz:
“…Sağlık konusunda; Hastanemizin durumunu anlattım…Aile Hekimi uygulamasında ve Sağlık Hizmetlerinin her dalında,son derece iyi durumdayız…”
Kamu kaynakları konusunda da şunları söylüyordu: “ 19 yıldır kamu idarecisiyim…Kamu kaynakları, son iki yılda çok kısıtlandı…Çok az kaynak geliyor!!! Türkiye,zaten kaynakları iyi kullanamayan bir ülke.
KÖYDES Projeleri, kırsal kalkınmada,önemli derecede katkılar sağlamıştır…Ama,son derece kaynak sıkıntısı çekiyoruz!!!
Muhtar, Köyüne bir şey istediği zaman; “YOK” diyorsun . Ve siz, İdareci olarak, oturduğunuz koltukta küçülüyorsunuz…
Kaymakam Cevheroğlu; Eğirdir Yerel Yönetimi ve Eğirdir Halkıyla birlikte, Üniversite kampüsüne gidişlerini, SDÜ Rektörü Prof .Dr.Lütfi BAYDAR’la görüşmelerini kısaca özetledi…”Rektörün de haklı nedenleri var” diyordu Cevheroğlu. Dinliyoruz:
“…Su Ürünleri Fakültemizin Eğirdir’de olması lâzım !!! Eğirdir için bir prestij ve Eğirdir’lileri onurlandıran bir etken bu !!! Bizler, maalesef iyi talebeler değiliz.Rektör Hocamız, bizlere bir takım ödevler verdi…”
Nüfusumuz,ciddi bir şekilde düşüyor…Başbakanımızın, en az (3) çocuk söylemi, bizim Eğirdir’de ve Kırsal Kesimde uygulandığını görmek, mümkün değil. Fakirlik; İlçemizde yenilmiş görülmüyor !!! Asayiş yönünden, Eğirdir, huzurlu bir yer. Cinayet,yaralama gibi hiçbir olay olmuyor. Polis ve Jandarmamız, çok güzel çalışıyor…”
Etkinliğin birinci bölümü,böylece tamamlanmıştı… ( 15 ) dakikalık bir “ikram” arası veriliyordu…Bu ikram arasında; elbette ki, karşılıklı sohbetler,kritikler yapılacaktı…Nitekim,öyle de oldu…Hatta,fotoğraflar çekildi poz poz…Fotoğraf çekiminde,İletişim Fakültesi son sınıf öğrencimiz Hülya YILDIRIM,iletişimci formasyonunu kanıtlıyordu adeta…
İkramda neler mi vardı : EĞİRDİR DERNEĞİ’nin alışılmış ikramı olan kaşar peyniri eşliğinde simit ve çay, irmik helvası ve rahmetli FEVZİ ÇELİK’in bahçesinden Eğirdir Elması…
…Ve etkinliğin ikinci bölümü başlıyordu…İlk sözü,Doç Dr.Ali Rıza ÜNAL aldı.Nasıl ki,Kaymakam Cevheroğlu,dersine iyi çalışıp gelmişse, Doç.Dr.Ünal’ın da,iyi bir hazırlık yaptığı anlaşılıyordu…Gelin,hep birlikte Doç.Dr.Ali Rıza ÜNAL’ı dinleyelim:
“…Hepinize hoş geldiniz diyorum…EĞİRDİR DERNEĞİ,yarım asrı geçmiş bir Dernektir. Ve gerçekleştirdiği bu tür etkinlikleriyle,güçlü bir sivil toplum örgütü olduğunu kanıtlamıştır…Eğirdir’in sorunlarının çözüm yolları konusunda, tartışmak için, böyle bir sohbet toplantısı düzenlediler…
Daha önce; Eğirdir eski Kaymakamı sayın Ömer ULU, Sivil Toplum Örgütü Liderlerinden Mustafa HOBANOĞLU, Şeref YORGANCIOĞLU ve Süleyman KILINÇ’ı bu mekânda dinledik…
Ondan sonra, Eğirdir Belediye Başkanı O.Nuri ÖZMERAL’le bir söyleşi etkinliği düzenledik…
Eğirdir’in bir KÜTÜPHANESİ yoktu !!! Sineme-Tiyatro salonları yoktu !!! Sanatsal ve kültürel etkinlikleri gerçekleştirecek fiziki mekânlardan yoksundu Eğirdir.
Eğirdir’de, bi “KÜLTÜR MERKEZİ” veya bir “KÜLTÜR KOMPLEKSİ” olsun düşüncesinden hareketle, bir girişimde bulundum…Valilikle PROTOKOL imzaladık…Tarih : 04/07/2007
Ne yazık ki, bugüne kadar inşaata başlanamadı !!! Eğirdir Belediyesi,çeşitli bahaneler ileri sürerek, KÜLTÜR MERKEZİ inşat ruhsatını geciktirmektedir !!!
Sayın Ömer ULU’nun, KÜLTÜR MERKEZİ’ne o zaman gösterdiği hassasiyeti,taktir ve şükranla anmak istiyorum…”
…Ve Kaymakam CEVHEROĞLU, Doç.Dr.Ali Rıza ÜNAL’ın sözlerine şu şekilde yanıt veriyordu: “…Elimde, Kültür Merkezi ile ilgili,kronolojik bir döküm var.16 gündür yazı bekliyor!!! “İşlerin, Harita Mühendisi tarafından yapıldığı, oysa; Şehir Plânlamacısı tarafından yapılması gerekiyor” diye, her türlü engel, bizzat Belediye Başkanı tarafından çıkarılmakta…Belediye Başkanı seçildikten sonra, kendisini “İlçenin Başkanı” gibi görüyordu!!!
Belediye Başkanı, Bu Kültür Merkezi’nin yapılmasını istemiyor!!! “Geçmişte yapılmış,zamanı geçmiş” diyor…”Parası yetersiz “diyor…”Burada,bizlerin hatıraları var” diyor…”Adını değiştirelim,bu ad olmasın” diyor…Ve başka alan gösteriyor!!!
Biz, ne istese yapmaya karar verdik…Her şeyi yapsak bile, her türlü zorluğu çıkarıyor!!! Bana göre; Yer de doğru,iş de doğru…Biz,ne gerekiyorsa yaptık!!! Şehir Plânlama uzmanını da soktuk işin içine!!!
…Ve Cevheroğlu,bir anekdotla özetliyordu KÜLTÜR MERKEZİ olayını: Trafik Polisi,ceza kesmeyi kafasına koymuş. Ama,hiçbir kusur bulamamış araçta.Sonunda;”buldum galiba “ demiş. Ve: ”Dikiz aynasında göz yamuk” demiş!!!
Devam Edecek