Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, TÜİK tarafından yayımlanan 2025 yılı büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı verilerini değerlendirdi. Çelik, zor ekonomik şartlara ve sektörde yaşanan çeşitli olumsuzluklara rağmen kaydedilen artışların hayvancılık sektörü adına umut verici olduğunu söyledi.
Genel Başkan Nihat Çelik, 2025 yıl sonu itibarıyla küçükbaş hayvan sayısının bir önceki yıla göre yüzde 5,4 oranında artarak 54 milyon 900 binden 57 milyon 874 bine yükseldiğini belirtti. Bu artışın yaklaşık 3 milyon başlık net bir yükselişe karşılık geldiğini vurgulayan Çelik, koyun sayısının 46 milyon 688 bine, keçi sayısının ise 11 milyon 185 bine ulaştığını söyledi. Koyun varlığında yüzde 5,9, keçi varlığında ise yüzde 3,4 oranında artış kaydedildiğini ifade etti.
Çelik, özellikle şap hastalığı başta olmak üzere yaşanan sağlık sorunları, yüksek yem ve girdi maliyetleri ile çiğ süt fiyatlarındaki baskılara rağmen büyükbaş hayvan sayısında da yüzde 4,3 oranında artış sağlanarak 17 milyon 709 bin baş seviyesine ulaşılmasının sektör açısından önemli bir başarı olduğunu dile getirdi.
"Artış memnuniyet verici ancak hedefimiz daha yüksek oranlar olmalıdır"
Hayvan sayılarındaki artıştan sektör olarak memnuniyet duyduklarını belirten Çelik, mevcut artış oranlarının yeterli olmadığını ifade ederek "Son yıllarda küçükbaş hayvan sayımızda yüzde 5-6 bandında artışlar yaşanmaktadır. 2025 yılında da yüzde 5,4 oranında bir artış gerçekleşmiştir. Hayvan sayımızın azalması ya da yerinde sayması yerine artış trendinde olması elbette sevindiricidir. Ancak temel hedefimiz bu artış oranlarını en az yüzde 10'lar seviyesine çıkarmaktır." dedi.
Çelik, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın öncülüğünde TÜRKYED olarak sahada daha etkin çalışarak küçükbaş hayvan sayısını artırmayı temel hedef haline getirdiklerini belirtti.
"Mevcut artış hızıyla 90 milyon baş hedefine 10 yılda ulaşabiliriz"
Mevcut artış oranlarının devam etmesi halinde küçükbaş hayvan varlığının istenilen seviyeye ulaşmasının yaklaşık 10 yıllık bir süreci kapsayabileceğini belirten Çelik şu değerlendirmede bulundu:
"Eğer artış oranları yıllık yüzde 5-6 seviyesinde devam ederse, yaklaşık 10 yıl sonra ancak 90 milyon baş küçükbaş hayvan sayısına ulaşabileceğiz. Hâlihazırda 86 milyon olan nüfusumuzun önümüzdeki 10 yıl içinde yaklaşık binde 5'lik artışla 90 milyona çıkacağını varsaydığımızda, ancak o zaman nüfus başına bir küçükbaş hedefine ulaşabiliriz. Oysa yıllık yüzde 10'luk bir artış sağlayabilirsek bu süreci 5 yıla indirebiliriz. Temel hedefimiz, küçükbaş hayvan sayımızı 5 yıl içinde 90 milyon baş seviyesine ulaştırmaktır."
"İthalat değil, ihracat konuşan bir Türkiye mümkün"
Çelik, küçükbaş hayvancılığın stratejik önemine dikkat çekerek şunları kaydetti:
"90 milyon baş seviyesine ulaştığımızda üreticimizin emeği daha güçlü karşılık bulacak, tüketicilerimiz kırmızı ete daha erişilebilir fiyatlarla ulaşabilecektir. Bu aynı zamanda ithalat kapılarının kapanması ve Türkiye'nin yeniden ihracatçı konuma gelmesi anlamına gelecektir. Küçükbaş hayvancılık, ülkemizin coğrafi yapısına en uygun üretim modelidir ve kırmızı et arz güvenliğinin teminatıdır."
Sürdürülebilir artış için üreticinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, özellikle yem maliyetleri, mera ıslahı, damızlık destekleri ve finansmana erişim konularında üreticilere daha güçlü destek mekanizmalarının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmiş yıllarda ortaya koyduğu "nüfus başına bir küçükbaş" hedefini hatırlatan Çelik, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün Yeni Zelanda'da kişi başına 4,5; Avustralya'da 3,3; Uruguay'da 2,9; Moğolistan'da 4,5 küçükbaş hayvan düşmektedir. Ülkemizde ise bu oran 0,67 seviyesindedir. İlk etapta nüfus başına en az bir küçükbaş oranını yakalamak en önemli önceliğimiz olmalıdır. Bu hedef aynı zamanda hayvancılığımızın zirveye çıkmasının formülüdür."
Genel Başkan Nihat Çelik açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"TÜRKYED olarak hedefimiz; üreticimizin emeğini koruyan, tüketicimizin uygun fiyatla ete ulaşabildiği, ithalatın sona erdiği ve Türkiye'nin hayvancılıkta yeniden güçlü bir üretim ve ihracat ülkesi olduğu bir yapıyı hep birlikte inşa etmektir."




Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.