AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, devletin temel önceliğinin yalnızca güvenliği sağlamak değil; yaşam hakkını koruyan, huzuru kalıcı kılan ve toplumsal barışı tahkim eden bir Türkiye inşa etmek olduğunu vurguladı. Yüksel, Türkiye’nin sadece kendi sınırları içinde değil, bölgesel ölçekte terörden arındırılmış bir istikrar kuşağı hedeflediğini ifade etti.
TİNGADER Genel Başkanı Mehmet Ali Çelik ve Genel Başkan Yardımcısı Müslüm Aktürk’ün TBMM ziyaretleri sırasında açıklamada bulunan Yüksel, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda yürüttüğü sürecin son aşamaya geldiğini belirterek, hazırlanan raporun önümüzdeki günlerde oylanacağını söyledi. Sürece ilişkin herhangi bir endişe taşımadıklarını dile getiren Yüksel, toplumsal uzlaşı konusunda güçlü bir iradenin mevcut olduğunu kaydetti.
TERÖRÜN BİTTİĞİ YERDE KALKINMA HIZLANIR
Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, terörün yalnızca can kayıplarına yol açmadığını; aynı zamanda devletin enerjisini, ekonomik kaynaklarını ve toplumsal potansiyelini tükettiğini hatırlattı. Terörle mücadeleye ayrılan kaynakların, terörsüz bir ortamda eğitime, sağlığa, üretime ve sosyal refaha yönlendirileceğini belirten Yüksel, bu durumun Türkiye’nin kalkınma sürecini ciddi biçimde hızlandıracağını ifade etti.
“Bugüne kadar çok canlar yitirdik. Teröre nice evlatlarımızı kurban verdik. Terör, sadece güvenlik sorunu değil; aynı zamanda kalkınmanın önündeki en büyük engellerden biridir” diyen Yüksel, silahların susmasıyla birlikte hem ekonomik hem de toplumsal iyileşmenin hız kazanacağını vurguladı.
KARDEŞLİK, BU TOPRAKLARIN TARİHSEL MAYASIDIR
Türkiye’nin hedeflerinin yalnızca ülke sınırlarıyla sınırlı olmadığını belirten Yüksel, Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla ortak bir kaderi paylaşan bu coğrafyada kardeşliğin yeniden güçlendirilmesinin hayati önemde olduğunu söyledi.
Bölgede Suriye, Irak ve Gazze başta olmak üzere derin insani krizlerin yaşandığına dikkat çeken Yüksel, “İç cephenin güçlendirilmesi, milletimizin birlik ve beraberlik ruhunun pekiştirilmesiyle birlikte, terörsüz bir bölgenin oluşması mümkün olacaktır. Bu sadece Türkiye’nin değil, tüm bölgenin topyekûn huzur ve kalkınmasına kapı aralayacaktır” ifadelerini kullandı.
YAŞAM HAKKI, DEVLETİN EN TEMEL SORUMLULUĞUDUR
“Terörsüz Türkiye ideali, sadece bir güvenlik hedefi değil; yaşam hakkının, insan onurunun ve toplumsal barışın teminatıdır” diyen Yüksel, yürütülen sürecin hiçbir gizli ajanda ya da taviz içermediğini, milletin gözü önünde, şeffaf bir anlayışla sürdürüldüğünü kaydetti.
Devletin hedefinin yalnızca silahların susması olmadığını vurgulayan Yüksel, “Biz, kalplerin de barıştığı bir Türkiye istiyoruz. Anaların ağlamadığı, çocukların yetim ve öksüz kalmadığı, eşlerin dul bırakılmadığı bir gelecek için çalışıyoruz” dedi.
BARIŞ, HUKUK VE VİCDAN TEMELİNDE BİR GELECEK
Açıklamasında uluslararası hukuka da dikkat çeken Yüksel, İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık suçlarının hem vicdanlarda hem de hukuk önünde mahkûm edilmesi için mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
“Bu coğrafyada artık terör değil, barış ve kardeşlik egemen olacaktır” diyen Yüksel, devletin birlik ve beraberliği hedef alan nifak girişimlerine bugüne kadar izin vermediğini, bundan sonra da vermeyeceğini sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, “Rabbim milletimizin birliğini ve beraberliğini daim eylesin” temennisiyle açıklamasını tamamladı.





Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.